2 Mayıs 2013 Perşembe

Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri

0 yorum



Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri
Uzmanlar, Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesini normal sınırlar içerisinde kabul ederken, eğer aşırı miktarda saç kaybı ve saçlarda gözle görülen incelme oluşursa, en kısa zamanda doktora başvurulması gerektiğini bildiriyor.
Tüm toplumlarda saçlarla saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır. Saç dökülmesiyle karşılaşan bir kişi, kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak, bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Bu nedenle aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme şikayetleri bulunanların, deri hastalıkları uzman hekimlerine başvurmaları gerekir. Uzmanların verdikleri bilgiye göre, Sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90'ı sürekli uzama halindedir. Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10'luk kısım ise, 2-3 Ay kadar süren dinlenme evresinde bekler. Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu da işte bu normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi ise normal sınırlar içerisinde kabul edilir. Saç dökülmesinin nedenlerini bilmek hem bilinçli davranarak baştan bazı tedbirler almanızı sağlayacak, hem de bir sorun yaşadığınızda doğru tedavi şekli konusunda sizi yönlendirecektir. İşte sizi bu önemli sorundan kurtaracak saç dökülmesinin başlıca nedenleri.
Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı: Uzmanlara göre; boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebiliyor. Bu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabiliyor. Saçı çeken atkuyruğu, örgü, sıkı lastiklerle toplama gibi saç şekillerinin de sıklıkla uygulanmaması gerekiyor. Çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabiliyor. Sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak ise saçı kırabiliyor.
"FIRÇA YERİNE GENİŞ AĞIZLI VE DÜZ UÇLU TARAKLAR KULLANILMALI" 
Şampuandan sonra krem kullanmak saç taranmasını kolaylaştırıyor. Islakken daha kırılgan olduğu için, saçı havlu ile ovalayarak kurutmaya çalışmaktan kaçınmak gerekiyor. Uzmanlar, fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu tarakların tercih edilmesi gerektiğini bildiriyor.
Ailesel saç kaybı: Saç dökülmelerinin en sık rastlanan sebebinin kalıtsal özellik olduğunu bildiren uzmanlar, bu kalıtıma sahip olan kadınlarda saçlarda azalma görüldüğünü, ancak kellik oluşmadığını belirtiyor. Bu duruma ''erkek tipi kellik'' deniyor ve 10-20-30'lu yaşlarda başlayabiliyor. Sonzamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamanın saç transplantasyonu dışında henüz mümkün olmadığını ifade eden uzmanlar, hasta için uygun olacak yöntemin doktor tarafından seçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Alopesi areata: Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşuyor. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabiliyor. Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesini yapan neden bilinmemekle birlikte, birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.
Doğum sonrası: Gebe bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu ifade eden uzmanlar, doğum sonrasında saçların, saç büyüme döngüsünün dinlenme fazına geçtiklerini, 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda döküldüklerini, bu sürecin 1-6 ay kadar sürebildiğini ve çoğunlukla yeniden büyüyerek eski miktarlarına ulaştıklarını bildiriyor.
Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı: Hastalıkların, saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiğini belirten uzmanlar, yüksek ateş ve ağır bir hastalıktan 4 hafta ila 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı gelişebileceğini, ancak zamanla saçların eski halini alacağını bildiriyor.
Tiroid hastalıkları: Fazla veya az çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiğini belirten uzmanlar, hastalığın tedavisiyle saç kayıplarının da giderilebileceğini bildiriyor.
Eksik Protein içerikli beslenme: Proteinden fakir diyetler yapan veya Anormal beslenme alışkanlığına sahip kimselerde protein eksikliği oluşuyor ve vücut Proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokuyor. Bundan 2-3 ay sonra da yoğun bir saç kaybı oluşuyor. Uzmanlar, bu durumun yeterli miktarda protein alınımıyla düzelebileceğini belirtiyor.
MANTAR HASTALIĞI ÇOCUKLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR 
İlaçlar: Uzmanlara göre, bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabiliyor.
Kanser tedavileri: Bazı Kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabildiğini belirten uzmanlar, hastaların saçlarının yüzde 90'ını kaybedebileceklerini, ancak terapi sona erdikten sonra saçların tekrar büyüme göstereceklerini ve eski hallerine döneceklerini bildiriyor.
Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapı kullanan bir bayanda saç dökülmesinin ancak kalıtsal yatkınlıkla oluşabileceğine işaret eden uzmanlar, dökülme gerçekleşirse hapların doktor kontrolünde değiştirilmeleri gerektiğini belirtiyor.
Demir eksikliği: Demir eksikliğinin de saç dökülmesine neden olduğuna işaret eden uzmanlar, bazı kişilerin demiri besinsel olarak eksik aldıklarını, bazılarında ise demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğunu belirtiyor. Bayanlarda adet kanamaları nedeniyle demir eksikliğinin daha sık görüldüğünü bildiren uzmanlar, bu durumun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastaların 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi fark edebileceklerini belirten uzmanlar, bu durumun birkaç ay içinde geçebileceğini, ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybının ömür boyu devam edeceğini bildiriyor.
Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalarla başlayıp yayılabilen, saçlarda kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik, hatta sızıntıya neden olabilen mantar hastalığının çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten uzmanlar, hastalığın mutlaka ilaçla tedavi edilmesi gerektiğini bildiriyor.
Saç koparma hastalığı (Trikotilomani): Çocuklar ve bazen erişkinler, saç, kaş veya kirpiklerini koparıncaya kadar çekebiliyor ve bunu bir alışkanlık haline getiriyor. Uzmanlar, böyle durumlarda psikolojik yardım alınmasını öneriyor. 
Haberin Devamı ►

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Nasıl Finans uzmanı olunur ?

0 yorum

Nasıl Finans Uzmanı olunur?

Finans uzmanı olmak için sadece işletme ya da iktisat okumak yeterli değildi



 Bir finans uzmanının çalışabileceği pek çok sektör ve iş alanı bulunsa da bu alanda kariyer yapmak istiyorsanız önce sektörü çok iyi bilmelisiniz. Ancak bunun ardından karar vermeniz gereken en önemli konu, bu alanda istekli olup olmadığınızdan emin olmak olmalı. Özellikle Türkiye’de finans alanında kariyer yapma konusunda bir takım kafa karışıklıkları bulunuyor. Konuyu sadece matematik ve muhasebe bilgisi sınırlarında tutmak ise iyi bir finans uzmanı olmaya yetmiyor.

Finansı seçmeden önce

Öncelikle sadece üniversitede işletme ya da iktisat fakültelerinden birini seçmek iyi bir finans uzmanı olunacağı anlamına gelmez. Bunun için öncelikle birkaç sorunun cevabını doğru vermek gerekiyor. Bu sorulardan ilki elbette “Okulda en sevdiğiniz ders matematik miydi?”  olacak. Ancak matematiğin yanı sıra tarih, sosyoloji gibi dersler de ilginizi çekmiş olmalı ve bütün bunların toplamıyla ortaya çıkaracağınız bir kariyer olduğunu bilmelisiniz. Çünkü finans alanında çalışmaya başladığınızda sadece çalışacağınız şirketle ilgili değil bütünüyle ekonomik ortamla ilgili bilgi sahibi olmanız gerekecek. Sayılar ve toplumsal olaylar arasında doğru bağlantıları yapan kişilerin finans alanında başarı şansları çok daha yüksek.
 
Yükselmek için odaklanılabilecek farklı alanlar var

Finansta muhasebe alanında kariyer yapmak için okulun dışında alınması gereken bazı sertifikalar bulunuyor. Bu sertifikalarla muhasebe dalında uzmanlığınızı artırabilirsiniz. Ancak finansı daha kapsamlı bir kariyer haline getirmek istiyorsanız, odaklanabileceğiniz birkaç alanı şöyle sıralayabiliriz:
-Borsa
-Banka / Yatırım Bankacılığı
-Finansal Planlama
-Finansal Kontrolörlük
-Finansal Danışmanlık
-Sermaye Piyasası İşlemleri
-Kamu Personeli olarak Maliye Bakanlığı / Hazine

Türkçe karşılığı İş İdaresi Yüksek Lisans Programı olan Master of Business Administration programının İngilizce kısa ismine MBA denir. İş dünyasında son yıllarda özellikle yönetici adayları için çok tercih edilen bir yüksek lisans programı olarak MBA bu alanda kariyer yapmak istiyorsanız yol gösterici olacaktır. Programın çıkış noktası finansal uzman yetiştirme konusunda başarılı olan Amerika. Bugün Türkiye’de birçok vakıf ve devlet üniversitesi tarafından da veriliyor. Üstelik zamanı olmayanlar için açılan e-MBA programları uzaktan eğitim yöntemiyle önemli başarı sağlıyor.

kaynak kariyer.milliyet.com.tr
Haberin Devamı ►

Çalışırken bunlara dikkat edin

0 yorum

Çalışırken bunlara dikkat edin

Ofis ortamında çalışırken, stresli çalışma koşulları kullanılan teknolojik cihazların size verdiği zarar hiçte azınsanacak gibi değil.

Öncelikle sürekli sandalyede oturmak eklem ağrılarına ve daha kolay kilo almaya yol açıyor. Hareketin azlığından dolayı vücudun sistemini bozarken, iskelet sistemi bozukluklarınıda beraberinde getiriyor. Çalıştığınız ortamda sürekli bilgisayar başındaysanız, esnek koltuklarda çalışmanız kireçlenme, eklem iltihaplanmalarına karşı ufakta olsa bir önlem olacaktır.
Çalışma ortamlarında bulunan yüksek düzeydeki karbondioksit, sizin motivasyonunuzu ve beyninize gidecek kan akışını etkileyebilir. Bu yüzden ofis ortamı mümkün olduğunca havalandırılmalı. Aksi taktirde oksijen eksikliği ve havasızlık sizin performansınızı düşüren faktörlerden biri olabilir.

Bilgisayar başında fazla vakit geçirmek özellikle cihazınınzdan yayılan elektromanyetik ışınlara maruz kalmanıza neden olmakta. Uzun süre monitöre bakmak, gözlerinizde zamanla çeşitli sorunlara yol açıyor. Bulanık görme, baş ağrısı, migren, uzun süre bilgisayar başında çalışmanın sonuçları olarak karşınıza çıkıyor.

Ofis ortamınızın aldığı ışıkta çok önemli. Karanlık veya az ışığın olduğu bir ortam vücudunuz dengesini bozabilir. Bu durumda çok karanlıkta kalmak kadar, fazla ışığın olduğu mekanlarda sakıncalı.

Haberin Devamı ►

26 Nisan 2013 Cuma

Pratik Sağlık Önerileri

0 yorum
Parmağınıza kıymık batarsa…
O zarar görmüş bölgenin üzerine iyice olgunlaşmış bir muzun birkaç dilimini koyun ve bir bandajla kapatın.

Muzun içindeki enzimler ciltteki yabancı maddenin çıkmasını kolaylaştıracaktır.










Bir kaba ılık su koyun ve içine biraz tuz dökün. Bu tuzlu suyu hafifçe burnunuza çekip bırakın.

Tuzlu su burundaki damarları rahatlatacak. Burnunuz açılacak ve rahatça nefes alabileceksiniz













Ayaklarınız kokuyorsa…
Ayaklarınızı talk pudrasıyla ovun ve sonra kurutun (tabii ki temiz!) çorabınızı giyin.


Bu, bir süre için ayağınızın terlemesini ve bunun sonucunda koku oluşmasını engelleyecek.











Öldürücü kas krampları yaşıyorsanız…
Nemli bir havluyu mikrodalga fırında 30 saniye bekletin. Daha sonra havluyu ağrıyan kasınızın üzerine koyun. Bu kompres, aldığınız ağrı kesici ilaç etkisini gösterene kadar ağrıyı hafifletecektir.



Bu kompres, aldığınız ağrı kesici ilaç etkisini gösterene kadar ağrıyı hafifletecektir.










Parmağınızı sıkıştırdıysanız ya da ayak parmağınızı çarptıysanız…
Parmağınızı dik tutup üzerine sıkıca bastırın. Bu, ağrınızın azalmasını sağlayacaktır.












Terleme problemi yaşıyorsanız ve duş almaya vaktiniz yoksa…
Hemen kadınlar tuvaletine gidin ve birkaç kağıt havlu koparın. Kokulu antibakteriyel sıvı sabunu kağıt peçeteye dökün ve o bölgeyi silin. Ancak sonrasında iyice kurulamayı unutmayın












Kendinizi endişeli hissediyorsanız ve kalbiniz normalden hızlı çarpıyorsa Saç diplerinden başlayarak şakaklarınıza nazikçe masaj yapın.


Yavaşça nefes alıp verin, hızla rahatladığınızı hissedeceksiniz. Eğer bu işe yaramıyorsa bazı meditasyon tekniklerine başvurabilirsiniz. Örneğin beş dakika süreyle gözlerinizi kapatın ve bir ormanın ortasında olduğunuzu hayal edin. Ormandaki sesleri duymaya çalışın.






Çenenizde tüylenme problemi yaşıyorsanız…
Çenenize ince bir tabaka vazelin uygulayın ve üzerine likit bir kapatıcı pudra uygulayın. Yalnız bu işlemi yaparken alkolsüz ürünler kullanmaya dikkat edin. Çünkü alkollü ürünler cildinizi tahriş edebilir.














Elinizde can acıtıcı bir şeytan tırnağı çıktıysa… 
Tırnak diplerinizi tuzlu suyla ovalayın.


Bu tedavi, elinizdeki şişliğe iyi gelirken aynı zamanda enfeksiyon riskini de ortadan kaldıracaktır. Bu tedaviyi birkaç gün boyunca yapın.










Ani bir öksürük krizi geçiriyorsanız…
En sevdiğiniz şekerlemeyle bu sorunu çözebilirsiniz


Şekeri uzunca bir süre emerek boğazınızı rahatsız eden öksürük krizini engelleyebilirsiniz.










kaynak http://ivillage.mynet.com







Haberin Devamı ►

23 Nisan 2013 Salı

Hafta sonu Brunch ve kahve keyfi için önerilerimiz

0 yorum
Yaz gelip havalar ısınınca, tüm kış özlediğimiz güneşi daha fazla hissetmek ve tadını çıkartmak için 
açık alanları tercih edip temiz havada yemek yemekten keyif alanlardansanız bu liste sizin için...

KAHVALTI Den Café/ Nişantaşı

İlk durağımız Nişantaşı’nın son yıllarda en beğenilen kafelerinden biri olan Den Café. Nişantaşı’nın en güzel caddelerinden Mim Kemal Öke’ye bambaşka bir soluk getiren Den Café’nin sahipleri çok yakın 3 arkadaş; Özge Özcan, Hakan Özkan ve Anıl Yazgan.
Den Catering, kahvaltı, brunch, akşam yemeği, doğum günü, yıl dönümü, baby shower, kurumsal davetler, kokteyl ve açılışlar için davet sahibine özel hizmet veriyor. Bu arada hafta içi her öğlen Den’in mutfağından ‘’Günün Yemeği’’ çıkıyor ve her biri biribirinden leziz yemekler için özellikle bir kez daha mutfak şefi Umut ve ustaları Recep ve Yücel’e ellerinize sağlık demek istiyorum.
Bembeyaz dekorasyonu ve kış bahçesi özelliği ile gündüzleri oldukça aydınlık ve ferah olan mekan akşamları bambaşka bir yere dönüşüyor. Özellikle perşembe günleri gerçekleşen ‘’Den Apperitivo’’ oldukça keyifli geçiyor, yaz akşamları DJ eşliğinde sokağa taşan güzel kalabalığı da es geçmeyelim.
Kahvaltı taze, leziz ve çok zevkli bir sunum ile servis edildi. Özellikle ceviz reçeli ve zengin peynir seçenekleri ile doyurucu ve keyifli bir kahvaltı için Den Café’yi şiddetle tavsiye ediyorum. 

Büyük kahvaltı tabağı: 30 TL
Küçük kahvaltı tabağı: 18 TL
Adres: Mim Kemal Öke Cad. Çiftçiler Apt. No:12 D:1
Nişantaşı/İstanbul
TEL: 0212 224 24 70


ÖĞLE YEMEĞİ Komodor/ Karaköy



Karaköy’ün Tophane tarafında oldukça dar ama güneşin süzülerek ısıttığı bu güzel sokakta öğle yemeği için seçtiğimiz mekana ulaşıyoruz. Bazı insanlar vardır, yarattıkları her mekana zevklerini öyle güzel yansıtırlar ki hayran kalmamak mümkün değildir. Komodor’a girdiğiniz anda mekan sahipleri Çağlar Kaznık, Boran Güney, Ali Şengül ve Mehmet Ağaoğlu’nun çok özel ve ince zevklere sahip, 
sanat ile iç içe insanlar olduğunu anlamamanız imkansız.
Komodor ekibi sorduğum her soruya içtenlikle ve tüm detayları ile cevap verirken bana da İstanbul’da yediğim en güzel pizzaları ikram ettiler diyebilirim. 
Ne çok ince ne çok kalın tam kıvamında pizza dilimleri ve biribirinden leziz Ege baharatları ile Milas pizza ve üç farklı Ege peyniri ile yapılan margarita favorilerim oldu. Nuova Simonelli’nin vintage kahve makinası ise mekana girer girmez dikkatinizi çeken birçok detaydan sadece biri. Mekan çok büyük değil hatta küçük ama oldukça geniş ve asma yaprakları ile örtülü şahane bir bahçesi var. Komodor’da yiyeceğiniz pizzalar kesinlikle İstanbul’da yiyebileceğiniz en iyi pizzalarından olacaktır. Üstüne ise muhakkak özenle hazırlanan bitki çaylarını içmenizi öneriyorum.

Ortalama pizza fiyatı: 15 TL
Adres: Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak, No. 11/A Karaköy
Telefon: (0212) 293 53 00

5 ÇAYI La Vie en Rose / Yeniköy



Kapıdan içeri girer girmez bizi kocaman bir gülümseme ile karşılayan Işıl Hanım’ın yarattığı bu güzel mekanda en büyük yardımcısı ve mutfaktaki gizli kahraman annesi Asuman Hanım. Anne-kız hayallerindeki mekanı açalı henüz bir yıl bile dolmamış ama ünleri Yeniköy’ü çoktan aşmış gibi.
Mekan özenle gri renklerde dekore edilip etrafa, tezgaha ve masalara dizilen cupcake ve macaroon’lar ile renklendirilmiş.
İstanbul ve özellikle Yeniköy için hiç ummadığınız büyüklükte güzel bir bahçesi olan mekan, ilk bakışta bir gündüz kafesi hissini veriyor olsa da gece 12’ye kadar enfes akşam yemekleri ve içki servisleri devam ediyor. 
Baby Shower ve doğum günü gibi özel davetleri mekanın bu çok özel ve geniş bahçesinde yapabilirsiniz. Davetinize ve konseptinize göre renklerde cupcake ve macaron istekleriniz varsa öncesinde belirtmeniz yeterli olacaktır.
Son zamanlarda özellikle genç kadınlar arasında oldukça revaçta olan çay partileri için La Vie en Rose bu yaz çok tercih edilen bir adres olacak gibi... Pancake ve French Toast başta olmak üzere zengin bir kahvaltı mönüleri de var. 
Bu arada muzlu pudinglerini mutlaka denemelisiniz. 

Çalışma saatleri: 
09:00 - 24:00 
Cupcake: 6 TL
Adres: Köybaşı Cad. No.80, 34464 Yeniköy
Telefon: 0212 223 23 82

AKŞAM YEMEĞİ Molka / Yeniköy



Molka Cafe, İstanbul’un en güzel semtlerinden Yeniköy’de sokağa kurulan minik masaları ve rengarenk iskemleleri ile sıcacık bir mekan. Kapıdan girer girmez bizi karşılayıp tüm içtenliğiyle ağırlayan mekan sahibi ve mutfak şefi Sevtap Dilekçi, Molka’yı 2011 Ocak ayında açmış.
Uzun yıllar bir mimarlık ofisi olan mekanın iç ve dış dekorasyonu ayrı ayrı çok keyifli yaratılmış. Duvarlarında farklı sanatçılara ait, her biri mekana farklı hikayeler anlatan tablolar asılı.
İstanbul’da belki de en zor bulunan ve bulunca mutluluk hissi veren güzel bir müzik seçimleri var. Yemek boyunca klasik caz dinlerken her şey daha da leziz ve keyifli bir hal aldı diyebilirim.
Mönüsünü dünya mutfağı olarak sınıflandıran ve her şey ile bizzat ilgilenen Sevtap Hanım, en çok salata ve ızgaralarının beğenildiğini söyledi. Ben de Molka’da yediğim biftekli salata gerçekten çok beğendim. Yolunuz Yeniköy’e düşerse akşamları masalara serilen beyaz örtüler ve yakılan mumlar ile farklı bir mekana dönüşen Molka’yı, mutlaka tavsiye ediyorum.
Çayları Ronnefeldt’ten... Özellikle şeftalili yeşil çay benim favorim oldu.

Salata fiyatları 10 TL ile 25 
TL arasında değişiyor. Bar kısmı da ayrıca çok keyifli. 
Adres: Köybaşı Caddesi 158B, Yeniköy
Telefon: (0212) 299 22 55

kaynak http://pazarvatan.gazetevatan.com
Haberin Devamı ►

22 Nisan 2013 Pazartesi

Bu ilçede internet artık bedava

0 yorum

Bu ilçede internet artık bedava

İstanbul'un en kalabalık ilçelerinden Bağcılar’daki açık alanlar, park ve caddelerde internet erişimi artık ücretsiz sağlanacak. Bu çerçevede yapılan ihaleyi kazanan İhlas.Net ile Bağcılar Belediyesi arasındaki sözleşme imzalandı.

Bu uygulamanın İstanbul geneline yayılmasını temenni ediyorum.

Bağcılar Engelliler Sarayı'nda gerçekleştirilen imza törenine, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören, Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Ali Aydın, İhlas Holding Genel Koordinatörü Murat Odabaş, İhlas Holding Ankara Temsilcisi Yavuz Özgün ve İhlas.Net Genel Müdürü Ömer Demir katıldı.

Proje kapsamında, Bağcılar'daki halka açık alanlar, park ve caddelerde dış ortam ekipmanlarla Wi-Fi güvenli internet erişimi sunulacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte vatandaşlar parklar ve açık alanlar ile sistemin kapsam alanına giren alanlarda İhlas.Net tarafından sağlanan internet hizmetinden ücretsiz yararlanabilecek. Ayrıca, proje ile Bağcılar Belediyesi ile belediye tesisleri arasında internet üzerinde bağlantı kurulacak ve farklı noktalara yerleştirilecek KİOSK'lar aracılığıyla e-belediyecilik hizmeti verilecek.

İmza töreninde konuşan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, projenin tamamlanması ile birlikte ilçede yaşayan herkesin güvenli ve zararlı içerikten arındırılmış internet hizmetine kavuşacağını söyledi. TUİK 2012 verilerine göre Türkiye'de hanelerin yüzde 47.2'sinde internet erişiminin bulunduğunu, İstanbul'da ise bu oranın yüzde 60'ın üzerine çıktığını hatırlatan Çağırıcı, internetin alışveriş alışkanlıklarına varıncaya kadar hayatımızda pek çok değişikliğe yol açtığını belirtti.

İhlas.net ile gerçekleştirecekleri projenin sosyal belediyeciliğin bir gereği olduğunu vurgulayan Çağırıcı, "Güvenli internet Projesi sayesinde ilçemizdeki 22 mahallemizde, parklar, caddeler, kamu kurumları gibi vatandaşın yoğun olduğu 84 farklı noktadan kablosuz internet hizmeti sunacağız" dedi.

İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı A. Mücahit Ören de yaptığı konuşmada, "İhlas Net'in uzun bir süredir. İnternet ve teknoloji alt yapısında çalışmalar içerisinde olduğunu belirterek, "Başka belediyeler de bu çalışmaları yaptık. Farklı çalışmalarımız ve projelerimiz de var. İnsanlar hiç bir ücret ödemeden, internet hizmeti almak için bir merkeze, belediye binasına ya da tesise gitmeden; ellerindeki tablet ya da şahsi bilgisayarları ile internet hizmeti alabilecekler. Bağlantı konusunda 'güvenli internet' hizmetimiz kısa zamanda Bağcılar'da ilçesinde de hayata geçirilecektir. İnsanımız keyifle, güvenle internet hizmetlerinden faydalanacaktır. İhlas Holding teknoloji konusunda uzun yıllar önce bu tür teknolojik yatırımlar için adımlar attı. Bu konudaki tecrübelerimize güveniyoruz. Teknolojik yatırım çok önemli. Ülke olarak teknolojik anlamda geri kalırsak, her alanda geri kalırız. Hedefimiz ülkemizde ve İstanbul'un bir çok ilçesinde benzer projeleri hayata geçirmek" diye konuştu.

İmza töreninde konuşan İhlas.net Genel Müdürü Ömer Demir, "Tüm Kablosuz teknolojiler konusunda uzman bir şirketiz. Uzun süredir, Emniyet ve Jandarma için MOBESE ve Sınır Güvenliğinin altyapısını kablosuz olarak sağlıyoruz. Belediyelere 'Sokakta İnternet' projeleri ile güvenli ve zararlı içerikten arındırılmış genişband internet erişimi sunuyoruz. Ayrıca birçok üniversite kampüsü, otel ve hastanede kablosuz altyapılarımız güvenle çalışıyor. Bu projede de Bağcılar halkına tecrübelerimiz ve müşteri memnuniyetini hep ön planda tutan anlayışımızla hizmet vermekten gurur duyacağız." dedi.

Bağcılar'da Güvenli İnternet projesi kapsamında kullanılan kablosuz teknoloji ile aynı anda binlerde kişi genişband internetten güvenle yararlanabiliyor. Bu teknoloji sayesinde, Bağcılar'da 84 Bölgede, Sokakta kablosuz internete çok kolay ulaşabilecek. Internet erişimi olmayan okul çağındaki çocuk ve gençlerin internete ulaşımı sağlanacak. Okullarda yapılacak seminerle Bağcılar'daki öğrenciler ve veliler güvenli internet kullanımı konusunda bilgilendirilmiş olacak.

Kamu kurumlarının e-türkiye, hastane randevu, emniyet randevu sisteminin geliştirilmesi sağlanacak. Ayrıca, yeni nesil KİOSK'lar ve güvenli internet bağlantısı için yüksek kapasiteli sunucu sistemleri de kurulacak. İhlas.Net tarafından uygulanacak projenin, çok kısa bir sürede kurulup teslim edilmesi planlanıyor.

kaynak.www.sabah.com.tr
Haberin Devamı ►

LYS başvuruları başladı

0 yorum



'nda () en az bir puan türünden 180 puan barajını aşan üniversite adayının katılabileceği 2013 Lisans Yerleştirme Sınavlarına () başvurular başladı. Adaylar, başvurularını 29 Nisan'a kadar yapabilecek.
Bugün başlayan  başvuruları, internet aracılığıyla bireysel olarak ya da herhangi bir başvuru merkezi aracılığıyla yapılabilecek. Sınava,  puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar başvurabilecek. LYS'lere katılma hakkı elde eden adaylar, 5 LYS'den, hesaplanmasını istedikleri LYS puanına uygun istedikleri sınava katılabilecek. 

LYS'ler 81 il merkezi ve Lefkoşa'da yapılacak, adaylar girmek istedikleri LYS'lerin hepsine aynı merkezde girecek. Adaylara, sınava başvuru işlemini tamamladıktan sonra en kısa süre içinde başvuru bilgilerini 'nin "http://ais.osym.gov.tr" adresinden kontrol etmeleri öneriliyor.

kaynak.www.sabah.com.tr
Haberin Devamı ►

İnternetten alışveriş yapanlar dikkat....

0 yorum

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, sanal ortamda yapılan alışverişlerle ilgili tüketicilerden aldıkları şikayetlerin geçen yıla göre yüzde 40 arttığını söyledi.
Ağaoğlu, yaptığı açıklamada, internetin yaygınlaşmasıyla tüketicilerin mağazalara gitmek yerine, sanal alışverişi tercih ettiğini belirterek, internette, televizyon ve radyo kanalları ile telefonlarda tanıtımı yapılan ürün ve hizmetlerin çoğu zaman can sıkıcı olduğunu savundu.

Söz konusu ürünlerin tüketicilerin mağduriyetine sebep olduğunu öne süren Ağaoğlu, "Ürünler, rekabet kurallarının sınırlarını zorlarcasına indirimlerle allanıp pullanarak, tüketicilerin beğenisine sunulmakta ve cazip hale getirilmektedir. Bu alışverişlerde nakit yerine kredi kartı kullanılıyor. Sorun da bu noktadan sonra başlıyor" diye konuştu.

Sanal alışverişlerde bazı satıcıların kredi kartı bilgisini muhafaza ettiğini, onay verilmeden çekim yaptığını ileri süren Ağaoğlu, bu nedenle tüketicilerin çeşitli mağduriyetlerle karşılaştığını aktardı.

"Son günlerde tüketicilerimizden sanal ortamda yapılan alışverişlerle ilgili aldığımız şikayetler geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 40 arttı" diyen Ağaoğlu, şikayetlerin çoğunlukla taklit ürünlerden kaynaklandığına dikkati çekti.

Ağaoğlu, başka firmaların ürünlerinin satılması nedeniyle teslimatın gecikebildiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Sanal alışveriş tüketicisi karmakarışık tuzaklarla dolu bir sistemle karşı karşıya bulunmaktadır. Ödeme, satışı yapan firmaya yapılmakta, ürünü başka firma kargolayıp göndermektedir. Ayıplı veya taklit bir ürün çıktığında, kimse muhatap olmak, sorumluluk almak istememektedir. Bu durum, işin içinden çıkılmaz bir hal almakta, tüketici ne yapacağını, hakkını nasıl arayacağını bilememektedir. Bazen de ürün hiç gönderilmemekte, yani bir çeşit sanal dolandırıcılık yapılmaktadır." 


"YENİ DÜZENLEMELER CAYDIRICI DEĞİL"

Ağaoğlu, dolandırıcılık suçunun Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK) karşılığının caydırıcılıktan uzak olduğunu öne sürerek, tüketicilerin suç duyurusunun genellikle takipsizlikle sonuçlandığını kaydetti.

TCK'da geçen yıl yapılan değişikliklerin birçok yenilik getirmesine rağmen, sanal ticaret için yeterli önlem sağlayamadığını iddia eden Ağaoğlu, "Telefonla vaatlere inanıp, bir kez abone edilen tüketici, ne kadar çırpınırsa çırpınsın girdiği tuzaktan çıkamıyor. Haksız bedeller ödemek zorunda bırakılıyor" ifadesini kullandı.

Ağaoğlu, sanal alışveriş öncesinde internet sitesinin araştırılması gerektiğini anlatarak, ürünlerin özellikleri ve fiyatının kıyaslanması gerektiğini vurguladı.

Mağduriyetin önlenmesi için internet sitesinde satışa sunulan ürünün fotoğrafının saklanması gerektiğini belirten Ağaoğlu, şunları dile getirdi:

"Sanal sözleşme kabul edilip, sipariş verildiğinde ödemenin kapıdan yapılanı tercih edilmelidir. Mutlaka satışa konu ürünün fatura, irsaliye, garanti belgesi alınmalıdır. Kesinlikle telefonla siparişte kimlik ve kredi kartı bilgisi verilmemeli. Ürün teslimi esnasında, ambalaj görevlinin yanında açılarak teslim alınmalı. Sorunla karşılaşıldığında, teslim fişine bunun belgelenmesini sağlayacak kayıt yapılmalıdır. 

Tüketiciler açısından en önemli unsurlardan birisi satın alınan ürünün hiçbir gerekçe gösterilmeden 7 günde iade edilebilmesidir. Tüketiciler bu hakkı kullanmak istediğinde firmayı telefonla aramakla yetinmemeli çünkü bunun hukuken kanıtlanması zor. Cayma kararı yazılı olarak firmaya e-posta, faks veya iadeli taahhütlü mektupla gönderilmelidir. Kredi kartıyla ödeme yapıldıysa, aynı anda bankaya da mutlaka yazılı şekilde başvurulmalıdır."

Ağaoğlu, mağduriyet halinde vakit kaybedilmeden tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.


kaynak.www.sabah.com.tr
Haberin Devamı ►
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © BEYAZ BULTEN Design by O Pregador | Blogger Theme by Blogger Template de luxo | Powered by Blogger