8 Ocak 2014 Çarşamba

Emily DiDonato

0 yorum
Ünlü model Vogue Türkiye'de!
İtalyan-İrlanda asıllı bir New Yorklu. Önümüzdeki ay 23 yaşına girecek. Modelliğe 17 yaşındayken bir arkadaşının ısrarıyla başlamış.

Çekik buz gözleri, dolgun dudaklarıyla güzel mi güzel bir yüz, hatırı sayılır bölümünü bacaklarının oluşturduğu 1.78’lik boy.
Geleceği görmek için kahin olması gerekmeyen bu arkadaşın ısrarı “Emily’cim uyan da balığa gidelim” tadında olmuş.

Zira Emily DiDonato zaten süpermodel doğmuş.





Emily DiDonato, geçtiğimiz yaz geldiği Ankara'da gong vuruşu yaparak Ankara Alışveriş Festivali´ni başlatmış, başkenti gezmişti.

Korumalarıyla beraber Anıtkabir´e de giden model, pembe elbisesi ile verdiği pozu, Twitter´dan paylaşıp 'Ankara´daki Anıtkabir´i çok sevdim, Çok güzel' yazmıştı








kaynak http://fotogaleri.gazetevatan.com
Haberin Devamı ►

ABD kış manzaraları

0 yorum

Bir şehir böyle dondu!


ABD'yi vuran kutup soğukları ülkeyi neredeyse yaşanmaz hale getirdi.
Dünyanın bir çok yerinde soğuk ve kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken ,ülkemizde özellikle batı bölgelerindeki hava şartları mevsim normallerinin üstünde seyretmesi beni şaşırtıyor
Bu kış yağış oranı çok düşük,bir kuraklığın başlangıçı olabilir diye düşünüyorum.Başka bir düşüncem ise ,yaşı benim ile olanlar hatırlayacaktır 1987 kışını Kar yağışı Mart ayı başında başlamış ve tam 10 gün İstanbul ve batı bölgelerimiz kar esareti altında kalmıştı.
sizce hangisi olacak ???
ABD Kar resimleri eşliğinde düşünün :)













Haberin Devamı ►

Bu gün gözümüz ABD'de....

0 yorum

Yatırımcıların gözü bugün ABD'de olacak


Bugün iki önemli ekonomik gelişmeye ilişkin ipuçları gelecek.
İlki, istihdam piyasası son dönemde sergilediği etkileyici performansı Aralık ayında da sürdürecek mi? Ekonomiye Ağustos-Kasım arasında ayda yaklaşık 200 bin istihdam katıldı.
İkincisi ise Fed'in yeni parasal çıkış programı otopilota mı bağlandı?
İlk soruya ilişkin ipucu TSİ 15:15'te açıklanacak ADP verisi ile gelecek. MarketWatch anketine katılan ekonomistlerin beklentisi verinin 215 bin artış gelmesi yönünde.
ADP'nin özel sektör istihdam verisi genellikle resmi veriler ile aynı yönde geliyor. Çalışma Bakanlığı, Kasım ayında 203 bin istihdam yaratıldığını açıklamıştı. MarketWatch anketine katılan ekonomistler tarım dışı istihdamın Aralık ayında 190 bin gelmesini bekliyor. Çalışma Bakanlığı, resmi verileri Cuma günü açıklayacak.
18 Aralık'ta düzenlenen son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ilikin tutanaklar ise TSİ 21:00'de açıklanacak. Fed Başkanı Ben Bernanke ile meslektaşları, ayda 85 milyar dolar değerinde yapılan tahvil alımlarının 75 milyar dolara azaltıldığını açıklamıştı.
Söz konusu toplantıda Fed yetkilileri ilk kez "enflasyonu yakından takip ettiklerini" belirtmişti.
Ekonomistlerin cevap aradığı çok sayıda soru var. Parasal çıkışın 10 milyar dolarlık azaltma şeklinde devam ederek dördüncü çeyrekte sona erip ermeyeceğini bilmek istiyorlar.
Enflasyon konusunda ise aksini gösteren tüm kanıtlara rağmen enflasyonun gelecek aylarda hızlanacağı beklentisinde değişiklik yapılma ihtimali ekonomistler tarafından yakından takip ediliyor.
Haberin Devamı ►

Erdoğan'ın hamleleri sertleşiyor

0 yorum

Erdoğan'ın hamleleri sertleşiyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Salı günü 400 polisin daha görevini değiştirmesi Aralık ayında başlayan ve hükümeti krize sürükleyen yolsuzluk soruşturmasına karşı verilen savaşı şiddetlendirdi.

Anadolu Ajansı'na göre görev değişimlerinin yoğunlaştığı Ankara'da istihbarat, organize suçlar ve anti terör birimlerinde 350 kadar yönetici ile üst düzey yetkilinin görevleri değiştirildi.
Bu son değişimlerle son haftalarda görev değişikliği yapılan polis sayısı 500 civarına yükselmiş oldu. Öte yandan yetkililere göre İzmir'de liman ve demiryollarını hedef alan yeni soruşturmada da 20'den fazla kişi gözaltına alındı.
Agence France-Presse/Getty Images
Yargı ile hükümet arasındaki savaşın seçim dönemi öncesinde devam etmeye hazır görünüyor olması politik riske dikkat çekerek yatırımcı güveni üzerinde baskı yaratıyor.
Siyasi istikrarsızlığın artması, Erdoğan'ın seçimlerde gösterdiği hünerlerin köşetaşlarından biri olan on yıllık ekonomik başarısını tehdit ediyor. Üç dönem sırasında GSYH'yi yaklaşık dört katına çıkararak 800 milyar doların üstüne yükselten Başbakan'ın taahhüdü Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023'te ülke ekonomisini dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek.
Erdoğan ile Fethullah Gülen arasındaki atışma bölünmeye dikkat çekiyor. 1999 yılında ABD'ye yerleşen Gülen'in, AKP'nin iktidarda kalmasına yardımcı olan milyonlarca takipçisi bulunuyor. Gülen'in yargıda ve emniyette kilit pozisyonlarda destekçilerinin bulunması, Erdoğan'ın Gülencileri "devlet içinde devlet" kurmakla itham etmesine neden oldu ki Gülen destekçileri bu iddiayı reddediyor.
"AKP ile Gülen hareketi arasındaki mücadele azalma sinyalleri vermiyor," diyen Teneo Intelligence Genel Müdürü Wolfango Piccoli sözlerine, "Hükümetin missillemesinin bir parçası olarak emniyetteki ve istihbarattaki üst düzey yetkililerin görev değişimleri sürüyor. Ne AKP'nin ne de Gülencilerin bu mücadelenin net şekilde kazananı olması muhtemel," diye devam etti.
Mart ayında yapılacak yerel seçimler, Erdoğan'ın Ağustos ayında Türkiye'nin seçimle başa gelen ilk cumhurbaşkanı olmak için yarışıp yarışmayacağını belirleyecek. Haziran 2015'te ise parlamento seçimleri yapılacak. AKP kurallarına göre Başbakan dördüncü dönem için seçime giremiyor.
Erdoğan'ın karşısındaki tek sorun yerel cephede esen rüzgarlar değil. Fed, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki yatırımları teşvik eden tahvil alımlarını bu ay azaltmaya başladı. Küresel piyasalarda bolca ucuz para bulunması hızlı bir ekonomik büyüme elde edilmesi ile dış fonlama açıklarının kapatılmasına yardımcı oldu.
GSYH'nin yüzde 7,5'i civarında bulunan kronik cari açığın yanı sıra enflasyonu 2013'te yüzde 5 olan resmi hedefin oldukça üstünde yüzde 7,4'e yükselten kurdaki zayıflık da yatırımcıların Türk varlıklarına olan iştahını azaltıyor.
Noel'den ve yılbaşı tatillerinden dönen yatırımcıların da satış dalgasına katılması ile lira Pazartesi günü dolar karşısında 2.1948'e geriledi. 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk soruşturmasından bu yana dolar karşısında yüzde 7 değer kaybeden lira gelişmekte olan piyasalarda en çok değer kaybeden para birimi.
"Yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yaşanan son siyasi tansiyonun yanı sıra göstergelerin de kötüleşmesi nedeniyle liranın daha da zayıflayacak alana sahip olduğunu düşünüyoruz," diyen Brown Brothers Harriman'dan Marc Chandler liderliğindeki döviz stratejistlerine göre görünüm yolsuzluk soruşturmasının başladığı geçen aya kıyasla daha da bulanık.
Yolsuzluk soruşturması, borçlanma maliyetlerini de yüzde 10'un üstüne taşıyarak iki yılın en yüksek seviyelerine yaklaştırdı. Mayıs ayında Moody's'in Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyesine çıkaran ikinci kredi derecelendirme kuruluşu olmasıyla iki yıllık gösterge tahvilin faizi yüzde 4,61 ile rekor düşük seviyeye gerilemişti.
Fitch, yaşanan son gelişmelerin Türkiye'nin BBB- notunu etkilemeyeceğini belirtmekle beraber şirketin Londra'daki analistleri uyarı niteliğinde bir açıklama yayınladı. İstanbul'daki ekonomistler söz konusu açıklamayı görünümün durağandan negatife çevrilebileceğinin bir sinyali olarak yorumladı.
Fitch tarafından yayınlanan açıklamada, "Makroihtiyati tedbirler bugüne kadar cari açık ile enflasyonu dizginlemekte yetersiz kaldı. Yolsuzluk skandalı devam ederse hükümeti zayıflatarak ekonomik istikrarı muhafaza edecek politika tedbirlerini zamanında alma yetkinliğine zarar verebilir," ifadelerine yer verildi.
Haberin Devamı ►

4 Ocak 2014 Cumartesi

Bayat Ekmeği çöpe atmayın ,işte size öneriler

0 yorum

Bayat ekmeği tazelemenin yolu!

Ekmeği ‘bayat’ diye çöpe atmayın, buharda yeniden tazeleyin


Türkiye'de her gün 6 milyon ekmek çöpe gidiyor. Uzmanlara göre, soğuk ekmek, ‘bayat ekmek’ anlamına gelmediği gibi, ısıtıldığında tekraryumuşaklığını ve lezzetini de kazanıyor. Ekmeği tekrar tazelemenin yöntemi ise su buharına yeniden tutmaktan geçiyor.


Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin halk ekmekfabrikası olan Bursa Ekmek ve Besin Sanayi A.Ş (BESAŞ) Genel Müdürü Mustafa Bektaş, ekmeğin yeterince soğuduktan sonra aşırı nem kaybınameydan verilmeden ambalajlanması gerektiğini hatırlattı. Katkı maddesi kullanılmadan üretilen bir ekmeğin normal koşullarda taze kalma süresinin yaklaşık 36 saat olduğunu belirten Bektaş, “Ekmek kesinlikle açıkta bırakılmamalıdır. Sıcak ekmekler soğuduktan sonra naylon torba içinde kapamalı bir kapta saklanabilir. Ekmek yeterince soğumadan konursa buhar nedeniyle küflenir. Ekmek tüketilirken, bazı kişiler kabuğunu sevdikleri için veya ekmek içi sıcakken hamur olduğundan önce ekmeğin kabuğunu koparıp yerler, bu durumda ekmek daha kolay bayatlar. Çünkü su kaybı kolaylaşır, kurur, kolayca ufalanır. Ekmeği bozulmadan buzdolabında saklayabiliriz. Böylece küflenmesini önlemiş oluruz. Ancak tazeliği doğal olarak azalacaktır. Bu ekmekler yine kızartılarak veya ısıtılarak rahatlıkla yenebilir. Eğer derin dondurucumuz varsa ekmeği -21 derecede taze olarak uzun süre saklayabiliriz. Soğuk ekmek, ‘Bayat ekmek’ anlamına gelmediği gibi, ısıtıldığında tekrar yumuşaklığını ve lezzetini kazanacaktır. Kuruyan ekmek, nemini kaybeden ekmektir. Canlandırmak için bir tencereye az miktar su koyun ve kaynatın. Su buharı çıkmaya başladığında tencerenin üzerine bir süzgeç yerleştirin ve kuru ekmekleri koyun. Buhar ekmeğe yavaş yavaş nüfuz ettikçe ekmek kaybettiği nemi alacak ve yenilecek kıvama gelecektir." dedi.


İyi ekmek nasıl anlaşılır?

Türkiye’de oldukça fazla tüketilen ekmeği alırken bazı özellikleri göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydeden Bektaş, bir ekmeğin iyi olup olmadığını anlamanın kolay olduğunu dile getirdi. İşte iyi emeğin anlamanın tüyoları: "İyi ekmeğin üst kabuğu kızarmış, alt kabuğu ise düz ve açık renktedir. Ekmek kabuğunun üstünde kabarcıklar ve şişlikler bulunmamalıdır. Bütün yüzeyin görünümü aynı olmalı ve kabuğunun kesinlikle yanmamış olması gerekmektedir. Çünkü ekmeğin üstünün yanık olması, fazla ısıya maruz kalıp çok çabuk kızardığını, içinin ise hamur kaldığını gösterir. Ayrıca tadının ekşi ve yapısının esnek olması gerekir."


Bir dilim ekmekte 1 gram yağ var

Bir adet ekmek için gerekli buğdayı harmanlamak yalnızca 9 saniye sürdüğünü vurgulayan BESAŞ Genel Müdürü Mustafa Bektaş, ortalama olarak bir dilim ekmeğin yalnızca 1 gram yağ içerdiğini söyledi. Bektaş şöyle devam etti: "1 bushel buğdaydan, 73 adet, 450 gramlık ekmek üretilebilmektedir. Ekmek, her ırk, kültür ve dindeki insanların ortak olarak tükettiği tek gıda maddesidir. Türkiye Fırıncılar Federasyonu verilerine göre, Türkiye'de her gün 6 milyon ekmekisraf ediliyor. Biz ekmeğin taze kalmanın yöntemlerini kullanırsak ekmeklerimiz bayatlamaz."


Haberi okuyunca çok üzüldüm, sizler ile paylaşmak istiyorum. 6 milyon ekmek çöpe gitmesi gerçekten çok kötü ve büyük bir israf olduğunu düşünüyorum.

Dünyanın çeşitli yerlerinde açlık çeken insanları düşündükçe bu benim oldukça canımı acıttı.

Lütfen biraz daha duyarlı olalım.
Haberin Devamı ►

Kaş ve göz hareketlerinden ne tür anlamlar çıkarabiliriz?

0 yorum
Beden dili ile ilgili bu videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum

Haberin Devamı ►

3 Ocak 2014 Cuma

2014 Yılında Altın Fiyatları Ne Olacak ??

0 yorum

Altına şimdi ne olacak?


Altın piyasasını geçtiğimiz yıl takip etmeyenler için önce kısa bir özet:
Nisan ayında negatif fiyat faktörleri ve altın destekli finansal ürünlerin likiditeye çevrilmesi nedeniyle spot altın yalnızca iki gün içinde 200 dolar birden değer kaybetti.
Haziran ayında Fed Başkanı Ben Bernanke'nin merkez bankasının aylık tahvil alım miktarını azaltabileceğini söylemesinin ardından altının ons fiyatı 2010'dan bu yana ilk kez olmak üzere 1300 doların altına geriledi. Aralık ayında, Fed'in parasal çıkışa başlayacağını açıklaması ile fiyatlar yeniden geriledi.
Altının tek düşmanı Fed değildi: Hindistan, cari açığı azaltmak için ithalatı düşürdü. Thomson Reuters GFMS'ye göre dünya çapındaki merkez bankaları altın alımlarını 2013 yılında toplam yüzde 34 oranında düşürme yolundaydı.
Standard Bank'e göre Aralık ayında altın ETF'leri 2009'dan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi.
2013 sonu itibariyle altın 1981'den bu yana ilk kez yıllık olarak geriledi.
Altının ons fiyatının 2014'ü 1000 dolardan, 2015'i ise 800 dolardan kapatmasını bekleyen ABN AMRO araştırma ekibinden Georgette Boele konu hakkında, "2014 ve 2015'te de en önemli belirleyicinin yatırım talebi olmasını ve pozisyonların likidite edilmesine devam edilmesini bekliyoruz," diye konuştu.
Tahmin edebileceğiniz gibi herkes bu görüşü paylaşmıyor.
SP Angel şirketinden analist John Meyer, "Yoğun ETF satışı olduğu dönemde dahi altın fiyatlarının şaşırtıcı bir direnç göstermesi, Çin'den ve Hindistan'dan gelen fiziki talebin bu baskıyı dengelemeye devam ettiğine işaret ediyor," diye konuştu. Avrupa başta olmak üzere finansal sisteme ilişkin şoklar ise tehdit olmaya devam ediyor.
Altın bugün 1230 dolar civarında seyrederek Fed'in Aralık ayında yaptığı parasal çıkış açıklamasından once gördüğü seviyelerin üstünde işlem görüyor. Yılın ilk dönemlerinde bu tarz volatil hareketler görülebilir ancak analistler metalin mevcut seviyelerde destek bulabileceğini düşünüyor. HSBC'ye göre 1200 dolar altın yatırımcıları için iyi bir giriş noktası.
Bazı piyasa katılımcılarına göre Fed'in parasal çıkışı artık fiyatlanmış durumda.
Örnek vermek gerekirse Investec şirketinden emtia ve kaynaklar bölüm başkanı Bradley George konu hakkında, "Parasal çıkışın hemen hemen fiyatlandığını düşünüyoruz. Ayrıca parasal çıkış sürecinin yumuşak geçmeyeceğini düşündüğümüzden altın yukarı yönde bir miktar alana sahip olabilir. Biliyorsunuz yaklaşım verilere bağlı olacak," diye konuştu.
Elbette ki altın belli bir seviyeye ulaştıktan sonra talep geri dönebilir.
Investec'ten George, "Gelişmekte olan piyasaların talebi devam ettikçe, merkez bankalarının altın alımı yaptıkça ve bu ucuz seviyeler sürdükçe talebin denkleme yeniden dahil olmasını bekliyoruz ki bu da altın fiyatlarının 2014'te artabileceği anlamına geliyor," diye konuştu.
kaynak www.wsj.com.tr
Altın fiyatları 2010 yılından sonra ilk kez bu sene 1300 doların altını gördü.2013 yılında dip yapan altın fiyatlarının 2014 yılı içinde biraz toparlanacağını ve yükseleceğini tahmin ediyorum. 2013 ekonomik veriler altın fiyatlarının düşmesine neden oldu.
2014 yılında bu sürec sürecek gibi ,ama altın hala  yatırımcının gözünde sağlam yatırım aracı olarak ilk akla gelenlerden.

Haberin Devamı ►

2013 yılı enflasyon rakamları açıklandı

0 yorum

Türkiye İstatistik Kurumu Aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyon 2013 yılında yüzde 7.4 oldu


Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığına göre  Aralık ayında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,46 arttı. Yıllık TÜFE ise yüzde 7,4 oldu.
Üretici Fiyatları Endeksi’ndeki aylık artış (ÜFE) yüzde 1,11, yıllık artış ise 6,97 oldu. Böylece 2013 yılı enflasyon rakamı yüzde 7.4 olarak gerçekleştiği için, memaurlar az da olsa enflasyon farkı zammı alacak.
ZAM ŞAMPİYONU
Aralık ayının zam şampiyonu fiyatı yüzde 34,41 artan patlıcan oldu. Salatalık yüzde 26,60 fiyat artışı ile ikinci sırada, kuru fasulye yüzde 19,71 artış ile üçüncü sırada yer aldı.
Aralık’ta fiyatı en çok düşüş gösteren ürün yüzde 0,57′yle kaşar peyniri olurken onu yüzde 0,55 düşüşle çocuk botu, yüzde 0,47 ile konserveler, yüzde 0,4 ile erkek ayakkabısı ve yüde 0,09′luk düşüşle toz şeker takip etti.
EK ZAM YAPILACAK
2013′ün ikinci altı aylık enflasyon böylelikle yüzde 3′ü geçti. Yasa gereği memur, sözleşmeli personel ve emeklilere ek zam yapılacak. Maaşlara, yaklaşık 0.27 puan enflasyon farkı eklenecek.

Türkiye'de hiç bir zaman gerçek anlamda bir enflasyon oranı maalesef açıklanmıyor.Gerçek Pazar enflasyonunun % 20- 30 aralığında olduğunu tahmin ediyorum.
İnşallah 2014 Enflasyonunu hesaplarken ,insanların gerçekten ihtiyaç duyduğu maddeleri baz alırlar.Et , Peynir,Süt,Temizlik maddeleri,Giyecek ve yiyecek fiyatları önemli gerçek enflasyon burda.
Ama sen tutup pinpon topu, Raket fiyatlarını enflasyon artışını  belirlerken kullanırsan tabi ki enflasyon 7,4 çıkar .:))

Haberin Devamı ►

Samsung, 2013 yılında 40 milyon tablet sattı!

0 yorum

Samsung, 2013 yılında 40 milyon tablet sattı!


Güney Koreli üretici hedeflediği rakama ulaşmayı başardı.


Önümüzdeki yıl tablet kategorisinde yaşanacak rekabete daha iddialı hazırlanan Samsung, 12.2-inç ekrana sahipGalaxy Note Pro modelinin yanı sıraGalaxy Tab Pro ailesine ait 10.1 ve 8.4-inç tabletler hazırlayan Samsung, ayrıcaAMOLED ekranlı tabletlerle satış rakamlarını daha yukarılara taşımak istiyor. Önümüzdeki yıl elde edilecek tablet satışları hangi seviyede olur şu an için kestirmek zor, ancak Güney Kore'den Samsung'un 2013 yılında kaç adet tablet sattığı bilgisi geldi.
1388367297_samsung-galaxy-tab-3-roster.jpg
Her çeyrekte satılan tablet adetine açıklık getirilirken, özellikle son çeyrekte iyi bir ivmenin yakalandığı gözlerden kaçmıyor. Bunda Galaxy Tab 3 ailesine ait 3 yeni tablet ve Galaxy Note 10.1 Edition modellerinin tatil sezonunda kullanıcılardan yoğun ilgi görmesi etkin rol oynadı.
2013 yılında Samsung, 1. çeyrekte 9.1 milyon, 2. çeyrekte 8.4 milyon, 3. çeyrekte 10.5 milyon ve 4. çeyrekte 12 milyon tablet satarak yıl genelinde40 milyon barajını aşmayı başardı. Tablet kategorisinde hala zirvede olan Apple ise 2013 yılının ilk 3 çeyreğinde 50 milyona yakın iPad satmayı başardı. 4. çeyrek rakamları henüz açıklanmadı ancak yeni modellerin bu çeyrekte satışa sunulması be tatil sezonun bu dönemde yaşanması sebebiyle Apple'ın 4. çeyrekte 25 milyon iPad sattığı tahmin ediliyor. 
2013 yılı Tablet satışlarında gerçekten patlama yaşandı.Fiyatların uygun olması ,kullanım kolaylığı ve güncel teknolojiyi taşıması nedeniyle tüketicilerin birinci tercihi oldu.
Bundan sonraki yıllarda cep telefonu ile başlayıp akıllı telefon haline gelen telefonlardaki sürecin tabletler içinde geçerli olacağını tahmin etmek hiçde zor değil.Önümüzdeki bir kaç yıl içinde çok daha fazla özellik içeren tabletler çıkacak.
Haberin Devamı ►

Günün Filmi" Walter Mitty'in Gizli Yaşamı "

0 yorum
Kış aylarında en sevdiğim aktivitelerden biridir Sinema....Benim gençliğimde Sinemanın ayrı bir yeri vardı.

Artık Bu blogta hafta sonları sizlere sinemada oynayan filimlerin tanıtımını yapmak istedim. Beliki izlemeye gidersiniz...

Bu günkü ilk filmimiz Walter  Mitty'in gizli yaşamı,

Fantastik bir bir filim olduğunu düşünüyorum.



Vizyondaki Filmler
Gelecek Filmler
Seans Bilgileri
Film araması
 

Walter Mitty´nin Gizli Yaşamı

Puanı: 10 üzerinden 8
Filmi İzledim
  • Film Adı:
    Walter Mitty´nin Gizli Yaşamı
  • Orjinal İsim:
    The Secret Life Of Walter Mitty
  • Film Türü:
  • Gösterim Tarihi:
  • Süre:
    114dk
  • Filme puan verin:

    1

    2

    3

    4

    5

    6

    7

    8

    9

    10

Film Kadrosu

Filmin Yönetmeni:

Görüntü Yönetmeni:

Müzik:

Film Oyuncuları:

Film Açıklaması

Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek "Life!" dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır. Ancak Walter, büyüsünün bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl a açıklamakta tereddüt etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır. Walter ı ve Cheryl ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler beklemektedir.

Haberin Devamı ►

Duygu Çetinkaya 'Ben de herkes kadar çekici ve hırslıyım'

0 yorum
Gençliğin hayalindeki dersaneyi beyazperdeye yansıtan “Çılgın Dersane 3” filmi 17 Ocak’ta seyirci ile buluşacak. Filmin güzel kadınların biri olan ve Survivor yarışmasından tanıdığımız Duygu Çetinkaya, “Yeni Hababam sınıfı olduk” diyor.

Çılgın Dersane filminin bir seri olarak devam etmesini neye bağlıyorsunuz?

Çılgın Dersane ilk filminden bugüne başarılı bir grafik çizdiğinden dolayı bir seriye dönüştü. Gücünü de genç ve deneyimli kadrosundan aldığını düşünüyorum. Yapım şirketimizin de her türlü olanağı bizlere sağlamış olması gücümüze güç kattı. Zengin oyuncu kadromuz keyifli senaryomuzla çıktığımız yolda seyirciden aldığımız destek filmin bir seri haline gelmesini sağladı. Çılgın Dersane ekibi olarak yeni Hababam sınıfı olduk.

Hem iş hem de tatil yaptığınızı söylemişsiniz. Bu tarz projelerde önemli mi bu gibi anekdotlar?

Çok keyifli bir set ortamı yaşadık. Filmin ilk iki serisinde de aynı kadroyla çalıştığımızdan bir özlem giderme gibi oldu aynı zamanda. Yeni kadroya katılan arkadaşlarımızla da çok iyi kaynaştık. Biz sette çok eğlendik, umarım izleyicisi de filmi izlerken eğlenir.

Bir filmden beklentiniz nedir? Gişe filmi olması mı yoksa oyunculuk açısından sizi tatmin etmesi mi?

Sinemaya giden herkesin oradan kahkaha ile ayrılması benim en büyük beklentim. Çünkü emeklerimizin karşılığı seyircinin mutluluğu. Her film gişe bekler, her film seyirci ister, her oyuncu oynadığı karakteri ve oyunculuğunu ispat etmek ister... Bunlar birbirinin kardeşidir, biri diğerinden ayrılmaz. Bu karakter sayesinde oyunculuğumu ve komedimi geliştirdim.

‘Ekranda fiziksel görünüş önemli’

Bu tarz yapımlar genelde Amerikan filmlerine benzerliliği ile dikkat çeker. Serinin üçüncü filminde farklı neler sunuyorsunuz?

Bu tarz filmler Türkiye’de de çok dikkat çekiyor ki üçüncü filmi çekiyoruz. Son film yine genç ve dinamik bir kadrodan oluştu. Gençlerin kendi aralarında yaşadıkları komik ve hüzünlü durumlarından oluşan hikayelerden ortaya çıkan kahkahanın bol olduğu bir film.

Çekici bir kadını canlandırıyorsunuz. Siz peki dikkat çeken bir kadın mısınız?

Yani Kurdela karakteri ve Duygu aynı kişiler değiller. Bu zaten mümkün değil. Ben normalde spor giyinirim, Kurdela hep seksi bir kız olma çabasında. Asla benzer tarafımız yok. Hatta zıttız bile. Tek bir benzer özelliğimiz var o da hırslı ben de... Her insan çekicidir çünkü bir enerjiye sahibiz. Ben de herkes kadar çekiciyim. Ne fazlasına ne de azına sahibim. Aslında beni yakından tanıyan insanlar farklı biri olduğumu söyler. Toplum fiziksel görünüşü iyi olan insanları her konuda da başarılı kabul eder, buna “halo effect” deniyor. O yüzden fiziksel görünüş ve çekicilik önemli.


‘Hiçbir zaman ara renkte biri olmadım’

Bugüne kadar duyduğunuz en iyi ve en kötü eleştiri neydi?

“Seni çok seviyorum Duygu” ve “Senden nefret ediyorum Duygu”... Bana uzun zamandır en sık söylenen sözler bunlar. İnsanlar için ya siyahım ya da beyaz. Hiçbir zaman ara renk olamadım, olmak da istemedim ve inanın bana böyle çok mutluyum.

İnsanların televizyonda yani bir adada gördüğü Duygu Çetinkaya halinden sizce sıyrıldınız mı? Artık daha mı naif bir kadınsınız...

Hayat yolculuğumda günahımla, sevabımla doğru ve yanlışlarımla herkes kadar insanım. Naif olmak, sinirli veya hırslı olmak bir tercih değil. Koşul ve atmosferin sizin üzerinizde kurduğu baskıdan ve psikolojiden kaynaklanıyor. Bu zamana kadar gerek televizyonda gerek özel yaşantımda bana kötü davranan insanları üç kere uyarıyorum. Uyarıdan sonra onlar bana hâlâ kışkırtıcı gelirse, ben de onlar bana ne yaptıysa onlara aynısını yapıyorum ki anlasınlar.

Ben hep böyle olacağım buna alışılmasını istiyorum. 

Peki, gerçekleştirdiğiniz hayaliniz nedir?

Çok şükür bu zamana birçok hayalim gerçek oldu. Şu an saymakla bitiremem, irili ufaklı tüm hayallerime kavuştum. Aslında çok hayalperest biri değilim ancak hayal edersem de olsun isterim. Olmayacak hayaller peşinde koşmak bana göre değil. Genellikle istediğim şeyi kafamda tasarlarım, sonra o olay veya o şeyi gerçekten istiyor muyum diye sorarım. Bir hayali gerçekleştirmek için mücadele gerek.

Serinin son filmini mi izleyecekler yoksa devamı daha gelir mi?

Ben yaşlanırım ama Çılgın Dersane devam eder.

‘Hayat maceramda Survivor her duyguyu dibine kadar yaşattı’

Konu Survivor’a varıyor ama baktığınız zaman o yarışmanın size sunduğu en önemli gelişme nedir?

Hayat insan oğluna pek çok farklı deneyim yaşatmak için her an tetikte bekler. Benim hayat maceramda Survivor yarışmasının çok kıymetli bir yeri var. Bana macerayı, karmaşayı, açlığı, tokluğu, öfkeyi, sevinci, hırsı, özlemi, dostluğu, yanlızlığı, hasreti dibine kadar yaşattı. Her gün yeniden öğrendiğim, gecenin karanlığında yalnız yatarken güçlendiğim, o muhteşem yarışma heybemdeki seyir defterimdeki yerini aldı. 

Hayatta nelere bağımlısınız?

Eğer bu soruyu Survivor’dan önce sorsaydınız çok şeye bağımlıyım hatta bağımlıyız derdim. Ama şimdi biliyorum ki insan azıcık yemek, su ve duadan başka hiçbir şeye bağımlı değil.
http://bizimkahve.gazetevatan.com
kaynak 
Haberin Devamı ►

2 Ocak 2014 Perşembe

Milli Piyango Yılbaşı Özel Çekilişi Sonuçları

0 yorum
Milli Piyango Yılbaşı Özel Çekilişi Sonuçları öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayın

http://www.millipiyango.gov.tr/


Haberin Devamı ►
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © BEYAZ BULTEN Design by O Pregador | Blogger Theme by Blogger Template de luxo | Powered by Blogger